Makalenin asıl adı "The New Productivity Challange" fakat türkçeye aynen çevirmek aynı hissi vermediği için yukarıdaki gibi bir başlık uygun gibi geldi. Peter Drucker'in Harward Business Review de 1991 de yayınlanan makalesi. Servis sektöründe çalışan biri olarak performans üstüne tespitlerin özetini paylaşmanın yararlı olacağını düşündüm.
Makalede cevap aranan soru kısaca servis ve bilgi çalışanlarının verimliliğinin nasıl arttırılacağı olmuş. Ayrıca Drucker böyle bir devriminde gerekli olduğunu hatta her servis ve bilgi sektörü çalışanlarından müdür seviyesindeki kişilerin bunu sosyal sorumluluk olarak görmesi gerektiğini belirtmiş. Yeni oluşacak sınıf çatışmasının ancak böylece engellenebileceğinden bahsetmiş.
Daha önce Marx'in belirttiği sınıflar çatışmasının, Taylor'ın iş bölümü prensibiyle ortadan kalktığı iş bölümü ile ortaya çıkan verimlilik sayesinde işçi sınıfının burjivaziye katıldığı tespitinde bulunmuş.
Yapılan işler birşeyleri yapma/üretme veya hareket ettirme yada bilge ve servis olarak ayrılabilir. Geçmişten gelen yapma ve hareket ettirme tarzı işlerde para ve teknoloji üretimin bir faktörü durumundadır. Bilgi ve servis işlerinde ise para ve teknoloji artık araçtır.
Genel olarak servis ve bilgi sektorunde yaşanan sorun ise kişilere yetiştirildikleri işin dışında iş yaptırılmasıdır. Bu yüzden verimlilik açısından bazı noktalar iyi belirlenmelidir. Bunlar
- Görevi tanımlayın: Biz bu çalışana niye para veriyoruz. Dizayn için aldığınız bir mühendisin %30 zamanını evrak işleri için ayırttırtmayın. Eğer çalışanın görevi ve aldığı maaşın gerekçesi dizayn yapmaksa, bırakın yapsın. Yapılması gereken evrak işleri varsa bu tür işleri yapacak bir sekreterlik oluşturulabilir.
- Performans göstergesini belirleyin: Tabii ki her aşam incelenmelidir ve üretimde maliyetleri kısmak önemlidir fakat asıl sorulması gereken soru "ne işe yarıyor" sorusu olmalıdır. İlaç üreten bir firamnız varsa ve ekibiniz bir yılda bir tane ilaç çıkardı ise fakat ilaç aylık milyon dolarlar kazandırıyorsa; bu yıllık toplam getirisi 1000 dolar olan ayda 5 ilaç çıkarmaktan daha iyi bir performans olabilir.
- işi göreve odaklayın: Taylor'dan beri olan en temel verimlilik ilkesi.
- İşi yapan insanlarla iş birliği yapın: İşi yapan insanlara verimlilik konusunda sorumluluk verilmeli ve onlara danışılmalı. Eskiden (Taylor ve Mayo) insanları eğiterek işin yeni yapılma sitilini öğretirlerdi. Bilgi ve servis sektöründe ise eğitim sadece öğrenmenin başı oluyor. Japonlardan öğrendiğimiz bir şey vardır ki o da eğitim iyi yaptığımız bir işi daha iyi hale getirmelidir.
Devamlı öğrenmek için de anahtar rol öğretmektir. İnsan en iyi öğretirken öğrenir o yüzden öğrenen organizasyonlar artık öğreten organizasyonlar olmalıdırlar.
Ve son olarak Drucker'in dediği üretim alanında verimlilik alanında yaşanan başarı servis ve bilgi alanında da yaşanmalı ve bu sektörlerin verimliliğini arttırmak yöneticilerin ilk sosyal sorumluluğu olmalıdır.
Verimlilik Paradoksu - Wickham Skinner
Sinner'in 1986 Harvard Business Review temmuz -ağustos sayısında yayınlanmış "THE PRODUCTIVITY PARADOX" makalesinin bir kısa bir özeti. Makale verimlilik ile alakalı çok temel şeylere ışık tuttuğu için halen okutulan yararlı bir kaynak.
Makalede kısaca Sinner verimlilik kavramının çok fazla insan performansı üzerine odaklandığından bahsediyor. Verimlilikte odak yanlış oluncada, yani geliştirme açısından düşünülen alan sadece "manufacturing" olunca kişi ve kurumlar enerjilerini daha verimli alanlara ayıramıyorlar diyor.
Genel bakış açısı işçi sayısını yada genel girdileri sabit tutarak çıktı sayısını arttırmayı hedeflemektedir. Bu da bazı dezavantajlar doğurmaktadır.
Öncelikle bu anlayış direk işçi maliyetlerine odaklanmıştır. Halbuki üretim alanındaki tecrübeler gösteriyor ki üretimde 40 40 20 kuralı genel olarka hakimdir. Buna göre
- üretime dayalı işlerde rekabet avantajı %40 olarak "üretim yapısından (manufacturing structure)" kaynaklanır. (üretim sayısı, kapasite, konum gibi)
- %40 üretim ve süreç teknolojisinden,
- %20 de verimliliğe eski bakış açısındaki gibi yaklaşımla bakarak rekabet avantajı elde edilebilir.
Ayrıca sadece maliyetleri azaltacağız yaklaşımındaki bir verimlilik anlayışı firmanın rekabet etmek için geliştireceği diğer stratejileride gölgeleyebilir.
Ek olarak, kalite, güvenilir teslimat, kısaltılmış teslimat süreçleride üretimde verimliliği arttıracak ve rekabette avantaj sağlıyacak diğer etkenlerdir üretimde maliyet kısaltılmasının yanında.
Sonuç olarak, makaleyi tek cümleyle özetlemek gerekirse Skinner üretimde maliyet azaltıcı eski verimlilik anlayışı değişmeli ve yerine yeni bir anlaşış getirilmeli ve verimlilik anlayışı bunun üzerine kurulmalıdır diyor. O da rekatçi olmak (to be competitive)
Makalede kısaca Sinner verimlilik kavramının çok fazla insan performansı üzerine odaklandığından bahsediyor. Verimlilikte odak yanlış oluncada, yani geliştirme açısından düşünülen alan sadece "manufacturing" olunca kişi ve kurumlar enerjilerini daha verimli alanlara ayıramıyorlar diyor.
Genel bakış açısı işçi sayısını yada genel girdileri sabit tutarak çıktı sayısını arttırmayı hedeflemektedir. Bu da bazı dezavantajlar doğurmaktadır.
Öncelikle bu anlayış direk işçi maliyetlerine odaklanmıştır. Halbuki üretim alanındaki tecrübeler gösteriyor ki üretimde 40 40 20 kuralı genel olarka hakimdir. Buna göre
- üretime dayalı işlerde rekabet avantajı %40 olarak "üretim yapısından (manufacturing structure)" kaynaklanır. (üretim sayısı, kapasite, konum gibi)
- %40 üretim ve süreç teknolojisinden,
- %20 de verimliliğe eski bakış açısındaki gibi yaklaşımla bakarak rekabet avantajı elde edilebilir.
Ayrıca sadece maliyetleri azaltacağız yaklaşımındaki bir verimlilik anlayışı firmanın rekabet etmek için geliştireceği diğer stratejileride gölgeleyebilir.
Ek olarak, kalite, güvenilir teslimat, kısaltılmış teslimat süreçleride üretimde verimliliği arttıracak ve rekabette avantaj sağlıyacak diğer etkenlerdir üretimde maliyet kısaltılmasının yanında.
Sonuç olarak, makaleyi tek cümleyle özetlemek gerekirse Skinner üretimde maliyet azaltıcı eski verimlilik anlayışı değişmeli ve yerine yeni bir anlaşış getirilmeli ve verimlilik anlayışı bunun üzerine kurulmalıdır diyor. O da rekatçi olmak (to be competitive)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)