İnsanları Okumak - Bölüm 2

3 - İLK İZLENİM – Fiziksel özellikler
İlk izleniminizde neler yakaladınız?

Duruma uygunsuzluklar! (Matemde kırmızı dekolte giymiş bir kadın, iş yerinde spor kıyafetle gelmiş bir kişi…) Bunların nedenleri:
• Sağduyu yoksunluğu
• Kendine dönük, başkalarına duyarsız
• İsyankar
• Eğitilmemiş
• Taklit
• Rahatlık
• Uygun giysisi yok

Fiziksel görünüş – fiziksel karakteristikler
• Süs (erkek için fazla, kadın için fazla veya yok?)
• Makyaj (abartı, uygunsuz?)
• Takılar (kıyafete uymayan veya aşırı)
• Giyim kuşam (duruma uygunsuz, dekolte, kaliteli vb?)
• Bedenle oynama (dövmeler, estetik ameliyatlar?)
• Hijyen (kendine özenli, bakımlı, iyi kokan, temiz olmayan?)

Saçlar kadın ve erkek için farklı şeyleri ifade eder. Kısa saç pratikliği, erkekler için ordu veya memur olarak çalıştığını gösterebilir. Kadınlar için sürekli bakımlı saçlar dikkat çekici olabilir. Örneğin pazar pikniğinde gördüğünüzde…
Davranışları değerlendirirken kişinin o günkü moduna bağlı olduğunu unutmayın. Belki o gün gerçekten zor bir gün geçirmiş olabilir ve bu yüzden ters davranıyordur…

İnsanlar çoğunlukla olumsuz duygularını, üzüntülerini kızgınlıklarını saklama eğilimindedirler. Size kırgın veya kızgın birini bir şeye ikna etmeye çalışıyorsanız boşuna uğraşıyor olabilirsiniz.

Beden dili çok şey ifade eder:
• Dürüst olma veya olmama: Normal dışı davranışlara sapıldığında, örneğin normal hızda konuşan birisi bir anda hızlı konuşmaya başlarsa veya size bakmadan konuşmaya başlarsa bu onun o an için dürüst olmadığını gösteriyor olabilir.
• Dikkat kesilmiş olma: Dikkat kesilmiş biri bir yere odaklanır, kaşları çatılır..
• Sıkıntı: Yerine duramaz, hemen kalkıp gitmek ister, eli kolu durmadan oynar
• Öfke: Yumruklar sıkılı ve beden bir kavgaya girecek gibi gergin. Yüzünüze bakmıyor ve hemen oradan uzaklaşmak istiyor
• Düş kırıklığı: Karşı çıkan veya kabullenmiş bir düş kırıklığı olabilir. Babasının araba almasını reddettiği genç bir çocuğu düşününün... Karşı çıkma da eller sıklıkla kullanılır, göz teması devam eder, teslimiyetçi bir düş kırıklığında iç çekme hızlı nefes alıp verme, başa veya kalçalar konan eller temel ifadelerdir…
• Bunalım: Yığıntının görüntüsü nasıl olursa karşılaştığınız kişinin görüntüsü de böyle olacaktır. İştahsız, yalnız kalan veya takılan, düşük konsantrasyonu olan, odaklanamayan ve yere bakan gözler en temel ifadeleridir
• Üzüntü: Gözyaşlarını gördüğünüzde emin olabilirsiniz, uyuşukluk, ehliyetsizlik, ilgisizlik, ayrı durma ve kafa karışıklığı gibi belirtileri de vardır.
• Kararsızlık: Bir o yana bir bu yana sallanma, gözlerde dahil bedenin sabit durmaması, bir şey söylemeden kapanan ağızlar…
• Sinirlilik: gerginlik, ileri bakan bakışlar, tempo tutmak, elleri sıkmak, tartışmak, asabiyetle gülmek gibi belirgin davranış göstergeleri vardır…
4 - ÇEVRE
Bir kişinin ofisine veya iş yerine girdiğinizde onun hakkında çok rahat ve pek çok bilgi alabilirsiniz. Temelde bakacağıznı en temel yerler:
• Komşular: İş yeri nerede? Pahalı bir semt, evine yakın, klasik ve rahat bir mahallede vb… Evine yakın ama genel iş çevresine uzak bir yer seçmenin pek çok nedeni olabilir. Bu kişi ailesini işine göre daha önemli tutuyor olabilir…
• Büro’da neler var? En kolay bakabileceğiniz ve gösteren malzemeler:
o Takvim: Pek çok ipucu verir. Doğa fotoğrafları, spor fotoğrafları veya aile üyelerinden oluşan bir takvim mi?
o Fotoğraflar: Kimler var, onun için değerli olan şeyleri gösterecekir.
o Sanat eserleri: Pahalı, kaliteli? Bu kişinin sol beyni ile ilgili pek çok şeyi öğrenebilirsiniz…
o Masa üstü nesneler: İlgisini çeken her şey bu masanın üzerinde duruyor olacaktır. Örneğin konuyu yumuşatmanız gerekiyorsa sevdiği bir şeyi bulup konuyu onunla açmanız hoş olabilir…
o Bitkiler / çiçekler: Neler var? Canlı çiçek bulundurmak çoğunlukla sevecen ve merhametli bir kişinin ifadesi olacaktır

Ev insanın kendisini yansıtır. Birinin evine girdiğinizde tabiî ki en ücra köşe bucakları gezmenize gerek yok, rahatça girebildiğiniz salon, banyo veya mutfak size yeterince bilgi verecektir.
• Komşular: ev nerede? İyi bir mahalle mi yoksa şehrin içinde küçük bir ev mi? Çocukları var ve çocuklar için oyun alanları var mı? Bu kişinin hayata nasıl yaklaştığının en net ifadesi olabilir
• İç / dış: Evin içi ve dışı uyumlu mu? Örneğin çok iyi bir yerde çok kötü ve bakımsız bir evde yaşıyor olabilir. Bu o kişinin gösterişe düşkün olduğunu gösterebilir
• Duygular: Eve girdiğinizde duygularınızla yol alın. Onlar çok şey söyleyecektir…
o Odayı dinle: Ede oturan kişi nasıl müzikler dinliyor, neleri seyrediyor? Hoşlandığı müzik tarzı nedir gibi bilgiler o kişi hakkında size pek çok bilgi verecektir. (Benim yan komşum ne zaman bana uğrasa gözünü seyrettiğim filmden alamıyor. Bu da benim ilginç gözlemim…)
o Odayı kokla: Nasıl kokuyor? Hoş ve hoş olmayan kokulara dikkat edin. Mesela o kişi bir hastalık nedeniyle sıkıntı çekiyorsa evde ilaç konusu almanız muhtemeldir… İyi kokan evlerde oturan kişiler genelde başkalarının düşünen, becerikli ve duyarlı insanlardır…
o Odaya dokun: Mobilyalar rahat mı? Pratik mobilyalar mı var? Mekan genel olarak rahat mı?

Araçlar, pek çok insan için karizma nedenidir sahip olduğu araç… Spor araba, aile arabası, pratik araba, pahalı ve lüks bir araba mı? O kişi için neyin önemli olduğunu söyleyecektir bizlere…
• Kullanılan aksesuarlar sahibi hakkında doğrudan bilgi verecektir, bir futbol fanatiği veya teknoloji ile yüklenmiş araca binmiş olabilirsiniz…
• Düzenli araba bakımı yapılmış bir araçta, aynı şekilde kişinin kıyafetleri de düzgün olacaktır. Tertipli, düzenli ve ayrıntılara duyarlı bir kişidir. Tabiî ki bu çocuksuz kişiler için geçerli. Çocuklar ve ev hayvanlarında arabaları temiz tutmak çok zordur…
Sosyal çevre
Sosyal rolümüzün oynandığı yerdir. Alkolden hoşlanmayan bir buluşma yeri olarak ona uygun bir yer seçecektir veya iki cami hocasını bir barda oturup sohbet ederken kolay kolay göremezsiniz…

Bar / kafe / restoran: Arkadaşınız sizi pahalı bir restorana çağırıyorsa ya gelir durumu iyidir veya gösteriş yapmak istiyor olabilir. Ama aynı yere bir iş adamı toplantı yaparsa aynı şey düşünülmez. Kafeler pratik yerlerdir, arkadaşlar burada buluşuyorsa amaç muhtemelen sohbet etmektir…

Çevreyle değerlendirme:

Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye bir söz vardır ve çok doğrudur. Ancak birbirlerine düşünce olarak yakın insanlar yakın dururlar…

Coğrafi konum:

Pek çok davranış yetiştirilen bölgenin veya o an bulunduğu yere özgü bir durum olabilir. Örneğin Nişantaşı’nda sekerek yürüyen makyajlı ve iyi giyimli birinin Diyarbakır’da ana caddede aynı şekilde yürüdüğünü düşünün…

Gün, Saat ve Mevsim etkisi

Kışın birinin kıpkırmızı bir yüzle işe geldiğini canlandırın. Ben hemen hafta sonu kayağa mı gittin diye sorarım. Yazınsa bu soru hafta sonu havuza gittin galiba” ya dönüşür…

Veya sabah erken saatte bir arkadaşınızı arayıp uykulu sesini duyuyorsanız şaşırmazsınız ama öğleden sonra hala aynı sesi duyuyorsanız bir terslik var dersiniz…

İnsanları Okumak - Bölüm 1




İNSANLARI OKUMAK 1 – Yazar: Jo-Ellan Dimitrius, Mark Mazzarella, Arıtan Yayınevi
Ağustos / 2001

(Özet uzun olduğu için bölümler halinde hazırladım. Keyifli okumalar)

Bu kitap daha iyi satış yapmak isteyen, ikna etmek isteyen veya eşini dostunun duygularını anlayıp onlara daha yakın olup, duygularını paylaşmak isteyen kişiler için hazırlanmış.

Yazar Amerika’da müvekkili için jüri üyesi seçimi yapıyormuş ve yıllardır biriktirdiği deneyimlerini bu kitapta aktarmış. (OJ Simson’un davasında da jüri üyesi seçimi yapmış) Haliyle çoğunlukla Amerikan kültürünü yansıtan düşünce ve davranışları anlatmış. Yine de bizim gibi TRT’nin amerikan filmleri kuşağı etkisiyle yetişmiş bir kuşak için bence faydalı ipuçları veriyor.

Kitap 7 ana bölümden oluşuyor:
Okumaya hazırlanmak, genel kalıplar, ilk izlenimleri değerlendirmek, çevre ile değerlendirmek, nasıl konuştuğu, nasıl göründüğünün (beden dili) okunması…

1 - HAZIRLIK
Gün 1’den hemen herkesi okumaya başlayacağınızı düşünmeyin. Hele ki sokaktan geçen tanımadığınız insanların akıllarından neler geçtiğini anlayabileceğinizi hiç düşünmeyin. Tek bir davranış veya tek bir söz yüzünden insanları hemen yargılayıp, etiket koymayın. Bunları yaparsanız ne olur? En basitinden çok şey kaçırmış olursunuz

Öncelikle amacımızı netleştirelim. Karşınızdaki kişiden ne bekliyorsunuz ki onu anlamaya, sözle dile getirmediği şeyleri anlamaya çalışıyorsunuz? Bu kişi bir iş anlaşmasının ucundaki kişi olabilir. O zaman sizin işinizle ilgili olan şeylere odaklanmanız ve onları anlamanız yeterli olacaktır. Ya da bu kişi eşiniz olabilir. O zamanda onun duygusal ifadelerini yakalamak belki çok daha fazla işinize yarayacaktır. Öncelikle ne aradığını belirleyin…

İnsanları anlamak için onlarla zaman geçirin. İlişkiyi derinleştirmek için onlarla telefonda konuşuyorsanız yüz yüze görüşmeye çalışın veya e-mail atmak yerine telefon edin veya en kötüsü haber göndereceğiniz yere yazın! Ancak bu şekilde ilişkinizi derinleştir ve davranışların altında yatan nedenleri anlayabilirsiniz.

Peki, karşı karşıya geldiğinizde insanları gerçekten dinliyor musunuz? Yoksa sadece dinliyor gibi yapıp önce kendinizi mi kandırıyorsunuz? Cevap vermeye çalışmadan önce durun ve dinleyin! Belki sizin söylediğini sandığınız şeyi söylemiyordur! Daha da kötüsü onu dinlerken objektif misiniz? Yoksa sizi duygularınız ve korkularınız mı yönlendiriyor. Şu noktalar objektifliği bozan noktalardır, bunlara dikkat edin:
• Duygusal bağlılık
• İhtiyaç hali
• Korku
• Savunma

Çoğu insan önce karşısındaki ona açılırsa açılır. İnsanlar kendilerine yakın olan kişilerle iletişim kurmaktan hoşlanır. Önce siz kapınızı açın, bakalım onlar size ne kadar yaklaşıyorlar…

Sonuç olarak sonsuza kadar verileri inceleyebilirsiniz ama bir karar verip uygulamanız gerekli. Yoksa anladıklarınızı doğru olup olmadığına emin olamazsınız

2 - KİŞİLİK KALIPLARI

Bir kişi ile ilk defa yüz yüze geldiniz. Değerlendirmek içinde uzun uzun zamanlarınız yoksa yapacağınız ilk şey size ilk çarpan özelliklerine konsantre olmaktır. Örneğin vücudunun rahatça görülebilen bir yerinde bir grubu ifade eden bir dövme varsa, grubun davranışını doğrudan benimsediğini düşünmek kolay olacaktır.

Yine de tek bir veriden hemen yargıya varmamakta fayda var. Gözlemleyin ve diğer gördükleriniz ilk yargınızı destekliyor mu karar verin. Bütüne bakmak sizin kurtarıcınız olacaktır.

Aykırılıkları yakalayın. Genel normlardan sapmalar o kişi hakkında bazı şeyleri rahat görmenize yardımcı olabilir.

Tüm bu gördükleriniz o anki ruh hali ile ilişki olabilir. Örneğin o gün üzücü haber almış bir kişi derbeder bir halde olabilir. Bu onun sürekli olarak bu şekilde olduğunu göstermez.

Bir diğer özellik de seçilebilen veya seçilemeyen özelliklerdir. Makyaj veya bir estetik ameliyat seçilebilen bir özelliktir ama bir sakatlık hali seçilemeyen bir özelliktir ve bunlar ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Çabucak yargıya varmak zorundaysanız kitap size şu 3 rahatça kehanet edilebilir özeliklere bakmanızı öneriyor:
1- Merhamet
2- Sosyoekonomik geçmiş
3- Yaşamdan hoşnutluk

Devam edecek....

Zaman Yönetimi – Önceliklerin Belirlenmesi

Günde iki saat daha fazlam olsa neler, neler yapardım ben, hayatımı ne güzel yaşardım diyenlerden misiniz? O halde bu yazı tam size göre!

İlk defa yaptığınız bir şey uzun sürer (yeni bir şarkı, yeni bir yol…) ama alışkanlıkla yaptıklarınız ne kadar kısa zamanda biter. Bazı zor zamanlar bir türlü geçmek bilmez, özellikle de bir yerde hapis gibi kaldığınız ama bazen de zamana en çok ihtiyacınız olduğunda sizi bir başınıza bırakıverir.

İşin doğrusu zaman sizinle inatlaşmıyor, sizin zamanı algılamanız değişiyor. Uzmanlar bu duruma “zamanın göreceliği” diyor. (Einstein bunun üzerine kocaman bir kuram bile yaratmış)

Zaman algılanan ve gerçek zaman olarak ikiye ayırabiliriz. İkisi arasındaki ilişki ise gerçek zaman ölçülebilir, algılanan zaman ise sizin tarafınızdan hissedilir. Gerçek zaman çoğunlukla mühendislerin kullandıkları ve ihtiyaç duydukları bir veridir. Yani biz insanlar aslında sosyal hayatımızda sadece algılarımızla yaşıyoruz.

Eğer ki bir gün yetmemeye başladıysa, muhtemelen hayatınızda normal gitmeyen bir şeyler var. Seslerinizi duyar gibiyim, işlerim çok yoğun, hep bir yerlere yetişmek zorundayım, aileme zaman ayıramıyorum… Üzgünüm sizin için üzülmeyeceğim çünkü hayatınızı cehenneme çeviren yine kendinizsiniz.

Zaman ve yetişme / yetişmeme kabusunu yaratan birkaç nedene bakalım:

• Plânsızlık
• Öncelikleri belirleyememek ve sıralayamamak
• Ertelemek
• Kendini gereğinden fazla işe adamak
• Acelecilik
• Kırtasiyecilik ve verimsiz okuma
• Rutin ve gereksiz işler
• Açık kapı politikası (hayır diyememek)
• Gereksiz telefonlar
• Gündemsiz ve verimsiz toplantılar
• Kararsızlık
• Yetki verememek
• Dağınık masa ve büro düzeni

Tamam, bunlar var da ne olacak, bunlardan kaçamayız, bizim sosyal çevremizde veya şartlar bunu böyle yaptığı için diyebilirsiniz. Böyle diyenlere size cehenneminizde sıcak günler diliyorum. Çıkmak isteyen dostlar beni takip etsin:

Hayatınızı iyileştirmek için bugünden daha iyi bir gün olamaz.

Adım 1 –

Ne yaptığınızı biliyor musunuz?

Gün boyu kendinizi gözlemleyin, neye ne kadar zaman ayırdığınızı not edin. Böylece gün içinde bazı işlere gerektiğinden fazla zaman ayırıp ayırmadığınızı ölçmüş olursunuz. Belki bazı şeyleri çok gereksiz yere yapıyor olabilirsiniz!

Zaman Kaybettiriciler neler olabilir?

• Ziyaretçiler
• E-Posta
• Dedikodu
• Gereksiz titizlik
• Kahve sohbetleri
• Düzensizlik
• Hayır diyememek
• Geciktirme
• Beklemeler
• Aksaklıklar

Ben şahsen beklemeler ve kahve sohbetleri nedeniyle epeyce zaman kaybettiğimi fark ettim.

Adım 2 –
Çevrenizi düzenleyin!

Siz artık cennet yolunda ilerliyorsunuz. Bunu çevrenizdekilere hissettirin.

İş yerinizdeki masanızda iş dışındaki şeyleri kaldırın. Masanızı düzenleyin
Evinizi düzenleyin, evde yaptığınız rutin işlerinizi en kısa sürede bitecek şekilde yeniden organize edin.

• Dağınıklık:
– Yorgunluk,
– Verimsizlik,
– Baş edememe hissi,
– Stres ve hâkimiyet yoksunluğu oluşturur,
– Ayrıca yaşamınızı kısıtlar.

Adım 3 –

Kendinize bir yol belirleyin!

1. Hafta boyunca yapmak istediklerinizi listeleyin ve öncelik sırasına dizin. Haftalık yapamayacak kadar hızlı değişken bir işiniz varsa en azından her akşam 15 – 30 dakika arası yarın yapacağınız işlere konsantre olun ve gününüzü kafanızda canlandırın.
2. Öncelik belirleme yöntemini öğrenin
3. “Günlük yapılacaklar” listesini önceliklerine göre hazırlayın.
4. Listenizin başındaki işlere büyük bir dikkatle yaklaşın.
5. Başladığınız işi bir kerede tamamlayın.
6. Daha iyi nasıl olur diye sorun ve kendinizi geliştirin!

Öncelikleri belirleme:




Bu doküman hazırlanırken Kişisel Zaman Yönetimi, Marion E. Haynes kitabından ve Banu Gökçül, Leadership Skills ders notlarından faydalanılmıştır.

Beyin Kullanma Kılavuzu

a.. Beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır. Önemli kararlarınızı açık havada yürürken alın.


b.. Beyin örneklerle akıl yürütür. Kararsız kaldığınız bir durumda "Atatürk benim yerimde olsaydı ne yapardı?" diye düşünün.

c.. Yabancı bir dil öğrenme ve ezber beyni güçlendirir. Her gün birkaç yeni kelime öğrenin ve kullanın.

d.. Zihinsel jimnastik yapın. Bunun için başta Sudoku olmak üzere bulmaca ve satranç gibi oyunları kullanabilirsiniz.

e.. Zihinsel rutinlerinizi kırın. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer alinizde taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin.

f.. Zihinsel zevklerinizi zenginleştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş kitabından, birkaç cümle okuyun. Güzel bir resme bakın. Sevdiğiniz bir müziği gözleri kapalı dinleyin.

g.. Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin.
Düşünmek üzerine düşünmek, düşünce kalitesini artırır.

h.. İyi bir uyku kaliteli bir beynin temelidir. 24 saati geçen uykusuzluk sarhoşluğa benzer bir şekilde beyin fonksiyonlarını etkilemektedir.

i.. Bol ve temiz "birinci el" oksijen beyin için çok önemlidir. Beyin vücuda alınan oksijenin dörtte birini tek başına tüketir.

j.. Farklı düşünme tarzları beyni geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.

k.. Kullanılmayan organ körelir. Sürekli TV seyrederek beyninizi düşük viteste çalıştırmayın. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi geliştirmez.

l.. Beyin diyeti yapın. Beynimiz "garbage in garbage out" ilkesine göre çalışır. Yani beninize çöp girerse, beyninizden çöp çıkar. Beyninizi neyle beslediğinize, midenizi neyle beslediğiniz kadar dikkat edin.

m.. Kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız. Günde aklımızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkında?

n.. Beynimiz kendisinin nasıl çalıştığı hakkındaki bilgi ve inançlarına göre çalışır. Beynin çalışması hakkında yanlış bilgilere sahip olduğumuzda, beynimiz de yanlış çalışır.


o.. Başarı beyinde başlar. İnsan "kafadan" kaybeder!