Yılbaşı ve Bayram Tebriği
2007'de daha dolu içerikler ve konuk yazıcılarımızla daha güçlü olarak geleceğiz. 2007 hedeflerimizin en büyüğü sitemizi blog ortamından gerçek bir siteye taşımak :)
Zaman Yönetimi
Zamanı daha iyi değerlendirmek için:
- Erken kalkın.
- Uyanır uyanmaz yataktan kalkma isteği yaratmak için her gün kendinize eğlence ve keyif verecek bir düşünce geliştirin.
- Günlük giyeceklerinizi ve çantanızı akşamdan hazırlayın.
- Güne olumlu başlayın, pozitif düşünmeye çalışın.
- Sağlığınızı koruyun, varsa sağlık sorunlarınızı geciktirmeden çözün.
- Kendinize randevu verin, bu saatleri sadece kendinize ayırın.
- Kararlı olun, seri hareket edin.
- Hedefe ulaşmada kestirme ve alternatif yolları deneyin.
- Not alma alışkanlığı edinin.
- Önünüzde yalnızca iş olsun, ilgisiz olanları kaldırın.
- Yönetici iseniz ayrıntılarla uğraşmayın.
- İdeal çalışma ortamı yaratın.
- Yazılı kayıt tutun, mutlaka ajanda kullanın.
- Yolda düşünün, zihinsel planlama yapın.
- Hızlı ve etkili okumayı öğrenin.
- Bilgilerinizi güncelleyin.
- Davetsiz misafirlerin sizi meşgul etmelerine izin vermeyin.
- Hata yapmaya hakkınız olduğunu unutmayın, ancak geçmişte yaptığınız hataları da tekrarlamayın.
Performans değerlendirmesi - Yapıcı Eleştiri Hakkında

Öncelikle hikayemiz:
Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş. Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş.
Üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressama üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış.Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş fakat bukez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş.
Öğrenci denileni yapmış.. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.Usta ressam şöyle demiş:
"İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün.
Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.
Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın.Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenler ile tartışma."

Resim http://www.adspartners.com alınmıştır.
Yıl sonu olması nedeniyle pek çok şirkette performans değerlendirmesi karmaşası çoktan başlamış durumda. Kurumsal firmalar çalışanların performanslarını arttırmak için çok farklı uygulamalarla ödüllendirme (ve bazıları da cezalandırma) programları oluşturmaya çalışıyor. Bizim gibi pek çok çalışan ise bu programların hiç bir işe yaramadığını söyleyip sızlanıyor.
Kendini geliştirmek isteyen kime sorarsanız sorun bana eksik ne yanımı görüyorsun diye sorar. Herkesin dediğini dinleyecek olsa yürüyüşünü şaşıran kargadan hiç farkı kalmaz işin doğrusu. Önemli olan gerçekten yapıcı olan eleştiriyi yakalamak. Çalışanlarında en çok sızlandığı husus bu aslında.
Yetkinlik değerlendirmesi adı altında aslında sadece işi yönetmekte olan, herhangi bir psikoloji eğitimi almamış, insan kaynakları tarafından aman ha sakın yüksek not vermeyin diye kulakları çekilmiş, çoğunlukla da acemi yöneticiler bu dönemde işte sıklıkla kaş göz yarmaktalar. Ödüllendirme sistemleri tamamen bir cezalandırma metotlarına dönüşüyor ve tüm çalışanlar için anlamsız birer işkence oluyor.
Peki ne yapmalı?
Yöneticilik yaptığım dönemde Mehmet Bilgiç'ten aldığım dersin notlarını aktarmak istiyorum:
- Bir gelişim programı yapmış mıydınız? (Çalışansanız kendiniz için bir talepte bulunmuş muydunuz) (Yöneticiyseniz çalışanlarınız için bir durum bilginiz ve gelişim planınız var mıydı?)
- Yıl içinde sıklıkla çalışanlarınızla / yöneticinizle konuşup aynı çizgide yürüyüp yürümediğinizi sorguladınız mı?
- Yıl içinde yaptığınız işleri derleyip, raporladınız mı, yoksa yaptıklarınız / çalışanlarınızın işleri rüzgarda savrulup unutuluyor mu?
- Görüşmeye girmeden önce neler konuşacağınızı planladınız mı?
- Görüşmede kullanmak için kişisel performans verilerinizi hazırladınız mı?
- Görüşmede en fazla %49 geçmiş en az %51 gelecek konuşulur (olanla ölene çare yok ama çıkarılacak dersler vardır)
- Objektif misiniz? (Objektif olduğunuza gerçekten emin misiniz, hadi hadi itiraf edin varsayımlarınızla yargılıyorsunuz)
- Çalışanlarınızın arkasından iş çeviriyor musunuz? Onlara sen çok iyisin deyip arkasından işten çıkarılmasını istiyor musunuz? İnanın bu hiç inandırıcı olmuyor!
- Belirlediğiniz maaşı beğenmeyeceklerini bildiğiniz halde suçu insan kaynakları departmanına atıyor musunuz? inanın bu da hiç inandırıcı değil!
- Çalışanlarınızn kişiliklerine yönelik eleştiri yapıyor musunuz? Yapın yapın da insanı en başından kaybedin!
Eğer yönetilik yapmayı istiyor veya hali hazırda yönetici iseniz öncelikli işinizin "insan" olduğunu lütfen unutmayın. Kendi bilgisayarınızın ardına gömülüp çalışanlarınızı kaybetmeyin ve doğru ne biliyorsanız onu yapın!
bir kitap "blink"
Yazarı Malcom Gladwell, 1963 İngiltere doğumlu, Jamaika'lı bir anne ile İngiliz bir babanın çocukları.
Kitap hakkında yorumları arka kapaktan maalesef ingilizce olarak aktarıyorum;
An art expert sees a ten-million-dollar sculpture and instantly spots it's a fake.
A marriage analyst knows within ten minutes whether a couple will stay longer.
A fire fighter suddenly senses he has to get out of a blazing building.
This book is all about those moments when we "know" something without knowing why. Here Malcolm Gladwell, one of the world's most original thinkers, explores the phenomenon of "blink", showing a snap judgment can be far more effective than a cautious decision. By trusting your instincts, he reveals, you'll never think about thinking the same way again....
" Trust my snap judgments buy this book : you'll be delighted" The New York Times
Kitabı henüz bitirmedim ama keyfile okuyorum, okumayanlar varsa paylaşmak istedim.
Sevgiler,
Müge
Hızlı Okuma Notları (1)
Mega eğitimden hızlı okuma üzerine 6 haftalık (18 saat'lik) bir kursa katılıyorum. Bu kursta öğrendiklerim hakkında sizlere bir şeyler aktarmak isterim:
Okumanın %95'i beyin, %5'i göz ile yapılır.
Yani okuma hızınızı arttırmak için göz alıştırmaları yapmanızın yanı sıra beyninizi de eğitmelisiniz.
Normal yetişkin bir insanın okuma hızı dakikada 200 - 400 kelimedir.
Eğer ki okuma hızınız dakikada 80'in altında ise bir göz doktoruna gitmenizde fayda var.
Bir üniversite öğrencisi veya yüksek lisans öğrencisi bu limitlerin üzerinde okumaktadır.
(Kişisel notum: Kursta gözlemlediğim kadarıyla genelde bu limitlerin çok altında…)
Okuma hızınızı dakikada 1000 kelimeye ve %100 anlama ile çalışarak çıkarmanız mümkündür.
Bunun üzerindeki hızlara çıkmayı başarırsanız dünya liginde yarışabilirsiniz :)
Göz Eğitimleri (Sadece %5 değiştiren etken)
Parmakla okuyun.
Göz okuduğu satırda sağa sola yukarıya ileriye kayarak okuduğu yeri sürekli olarak tutturmaya çalışır. Gözünüzün işini kolaylaştırmak için okuduğunuz satırı parmakla takip edin.
Bunu yaparken parmak hızınızı arttırın ancak oradaki her kelimeyi görecek şekilde hızlanın, daha fazla değil.
Okurken dudaklarınız oynamasın
Günde en az yarım saat bu şekilde okuyarak alıştırma yapın.
Kelimeleri tek bir defada görün!
Kelimeyi tek bir bakışta okuyabilmek için alıştırma yapın. 2 basamaklı sayılardan 6 basamaklı sayılara kadar kendinize bir liste hazırlayın. Bu listedeki sayılara açıp kapayarak 1 saniyeden az bir süre görerek sayının tamamını görerek yanına yazın. Bu alıştırmayı 3 gün arka arkaya yapın. Hemen arkasından kısa bir mola vererek kitabınızı yine parmağınızla okuyun.
Anlama! (%95)
Konsantrasyonunuzu arttırın
Okumak için oturun. İlginizi dağıtacak şeyleri ortadan kaldırın
Yatarak çalışmayın, uykunuzu getirecek yerlerde çalışmayın
Sık sık kesintiye uğramanızı engelleyin
Hızlı okudukça konsantrasyonunuz artar. Beyin başka şeyleri düşünmek için fırsat bulamaz.
İhtiyacınız olan her şeyi önceden tamamlayarak başlayın
Okuyacağınız metne hazırlanın
Konu ne hakkında?
Ana başlıklar neler
Konu başlıkları bizde ne çağrıştırıyor
Konu hakkında önceden ne biliyoruz
Konu hakkında özet ve sorular nelerdir
Hatırlama Notları alın
Konudan hatırladığının ana noktaları yazın
Ana hatların karşısına o başlıkla ilgili hatırladığınız bir cümleyi yazın
Devam edecek...
Us payı ne demek?
Neden "us payı" peki? Çünkü şöyle bir inancım var: öğrendiğimiz her şeyi bir başkasından öğreniriz. Kendi kendimize bir sonuca, bir öğretiye ulaşamayız.
Çevremizdeki bir kişi bize dönüp, bir ilişki kurar (sözlü, yazılı, dokunarak vb) ve biz bu iletişimden etkilenir ve değişiriz.
Bu siteyi kurarak, bu topluluğu oluşturarak ulaşmak istediğim amaç, gelişmek isteyen kişileri bir araya getirerek birbirimize pozitif değerler katmak ve yeni bir kapı açmak.
Karşımızda duran değil, yanımızda destek olan insanlara ihtiyiyacımız var hepimizin!
Zor İnsalarla Baş Etmenin Yolları - Kitap Özeti
Bende kitabı okudum ve uygulamaya da koydum. Gerçekten çok faydasını gördüğüm zamanlar oldu. Sizin için de bir özetini hazırladım:
http://www.geocities.com/fbanucelik/zorinsanlar.pps
Zor İnsanlarla Baş Etme Yolları
Dr. Rick BRINKMAN & Dr. Rick KIRSCHNER
Boyner Yayınları
